04 Eylül 2019
Sunucu:Akvim TV
04 Eylül 2019
Yıldız, “Plantasyon ormancılığı ülkemizde sadece bizler yapıyoruz”.



Özgür, “2023 yılına kadar 300 bin hektar alanda endüstriyel plantasyon çalışmasını programımıza aldık”
Özgür, “5 bin personel alımı yapacağız”
Kastamonu Entegre CEO’su Haluk Yıldız, plantasyon ormancılığın Türkiye’de henüz başlamadığını belirterek, “Fakat bizler Orman Genel Müdürlüğünden kiraladığımız yerlerde plantasyon ormancılığa başlamış durumdayız ve buralarda kesime de başladık” dedi. Orman Genel Müdür Yardımcısı Hayati Özgür ise, 2023 yılına kadar 300 bin hektar alanda endüstriyel plantasyon çalışmasını programlarına aldıklarını kaydetti.
Kastamonu Entegre 50. yıl buluşmaları Kastamonu’da devam ediyor. Kuruluşunun 50’inci yılını kurulduğu Kastamonu’da kutlayan Kastamonu Entegre, Kastamonu Üniversitesi Bilgehan Bilgini Kütüphanesinde “Ormancılık Endüstrisi” konulu panel düzenledi.
Panelde konuşan Kastamonu Entegre CEO’su Haluk Yıldız, “Yenilebilir enerji konusunda rüzgar, güneş, su ve biyomas dediğimiz enerji kaynakları var. Ülkelerde tarımsal atıklar var ve sektörlerin kullanmadıkları orman atıkları var. Bunları biz enerjiye döndürüyoruz. Ama bu sektörler özellikle Avrupa’da o kadar çok büyüdü ki, bunlar MDF üreten sektörlere rakip oldu. Avrupa’da bu konu yıllardır konuşuluyor ama Avrupa’nın bir avantajı var. Her iki sektöre yetecek kadar orman kaynakları bulunuyor. Türkiye’nin bir şansızlığı da var, bunlar pek bahsetmiyoruz. Türkiye’ye haritada baktığınızda altımız çöl, üstümüz yeşillik. Biz tam geçiş bölgesindeyiz. Dolayısıyla bir Almanya’daki ormancılıkla Türkiye’yi, Rusya’daki ormancılıkla Türkiye’yi mukayese etmek aslında ülkemizdeki ormancılığı da biraz haksızlık oluyor” dedi.
“Yenilenilir enerji üretirken dışa bağımlılığımız azalmıyor”
Yenilebilir enerjide dışa bağımlılığın azaldığının iddia edildiğini fakat bunun doğru olmadığını belirten Yıldık, “2008 yılından sonra Türkiye’de bir değişim yaşandı. TL değerliydi, birden değer kaybetmeye başladı, TL değer kaybederken teşvik yine dolar olarak kaldı. Özellikle son 3-4 yılda ise bu teşvikler çok daha anlamlı hale geldi. Şuanda bu sektörler, hammaddeyi bizden daha pahalıya alıp yakıp elektriğe çevirip, bundan da iyi para kazanabilir halde. Birde bunların dönüşleri 5-6-7 yılda oluyor. Böyle olunca son 4-5 yıldır bu sektörü çok rahatsız eder hale geldi. Zaten bu sektörün yeterince bir kaynağı yok. Birde yenilebilir enerji bizi dışarıya bağımlılıktan kurtarır diye mantıkla bakılıyor. Aslında bu sektöre baktığınızda bu sektörün kullandığı hammadde kadar biz dışarıdan yine ithal ediyoruz. Sektör daha çok kullanırsa daha çok ithal ediyoruz. O zaman yine bunlarla rekabet edelim. Kömür santrali olabilir, doğalgaz olabilir ama bunda olmaz. Bunu anlatmaya gayret ediyoruz” diye konuştu.
“Plantasyon ormancılığı ülkemizde sadece bizler yapıyoruz”
Plantasyon ormancılığın Türkiye’de henüz başlamadığını söyleyen Yıldız, şöyle konuştu: “Türkiye’nin birkaç tane dezavantajı bulunuyor. Çünkü geçiş bölgesindeyiz. Brezilya’da plantasyon ormancılığıyla ilgili bir sempozyuma katıldık ve sahalarını gezdik. Sadece Brezilya’da orman olabilecek mevcut arazilerin plantasyon ormancılığa yatırım yapsa neredeyse dünyanın bütün ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar. Bütün Dünya bu konuda iklimsel biraz daha da toprak yapısı uygun olduğunda Dünyada sürdürebilirlik yapısına rahatlıkla ulaşabiliyoruz. Brezilya’ya baktığımızda bir ağacı diktiğinizde tamamen 7 yıl içerisinde kesilebilecek hale geliyor. Brezilya’nın toplam orman alanlarına bakıldığında plantasyon için bırakılan bölge ile normal orman olacak alana bakıldığında neredeyse Dünya’nın ihtiyacının yarısını karşılayabilecek durumda. Çin hızlıca büyüyor, sürekli ithalat yapıyor ama plantasyon ormancılığı da bir yandan büyüyor. Plantasyon ormancılığı Türkiye’de başlamadı, bir tek biz bunu yapıyoruz. Orman Genel Müdürlüğünden bazı bölgeleri bizlere kiralayın diyoruz. Kiraladığımız bu bölgelerde plantasyon ormancılığa başladık, kesime de başladık. Türkiye’de şartlar daha zor, iklim şartları, ormanların daha çok dağlık olması, Türkiye’de ormanlar daha çok aralama olarak kesilebiliniyor. Bu da maliyeti ortaya çıkartıyor. Ama plantasyon ormancılığında mesela 10 hektar alanınız var, dikiyorsunuz ve her yıl 1 hektarlık alanı kesiyorsunuz. Bu da size sonsuz bir kaynak oluşturuyor. Sürdürülebilirlik aslında bu manada oluyor. Vietnam, devlet aklıyla plantasyon ormancılığa son 7-8 yılda yatırım yaptı ve şuanda Dünya’nın en büyük odun yongasının ithalatçısı durumuna geldi”
Üniversite öğrencilerine de tavsiyede bulunan Yıldız, “Ben nereyi tercih edebilirim, ne okuyayım. Ne olursam daha çok başarılı olurum konusu konuşuluyor. Bence cevabı çok basit, insan sevdiği işi yaparsa başarılı olur. Hangi işte olursa olsun başarılı olur. Bence gençler sevdiği işi yapmaları” diye konuştu.
“Orman varlığımız şuan itibariyle 22.6 milyon hektara ulaşmış durumda”
Türkiye’de orman varlığının arttığına dikkat çeken Orman Genel Müdür Yardımcısı Hayati Özgür de, yılda 40 bin hektar civarında ağaçlandırma yaptıklarını belirterek, “Orman Genel Müdürlüğümüzün yaptığı çalışmalar neticesinde 1973 yılında 20,2 milyon hektar olan orman varlığımız şuanda 2019 verisi 22.6 milyon hektar. Yapılan bu kadar üretime rağmen hep insanlar bu kadar ağaç kesiliyor, ormanlarımız azalıyor gibi izlenime kapılıyor. Kesinlikle böyle bir durum yoktur. Biz ormanlarımızın gençleştirmesini ve bakımını yapıyoruz. Endüstriyel ağaçlandırma yapıyoruz. Buradan ürettiğimiz envanterlerle sektörün ihtiyacını karşılıyoruz. Bu da şuanda Türkiye’nin yüzde 28.6’sına, 2023 yılında da yüzde 30’una tekabül edecek. O zamanda 23 milyon hektar alana ulaştırmış olacağız inşallah” dedi.
“Yılda 40 bin hektarlık alana 280 milyon adet ağaç dikiyoruz”
Yılda 40 bin hektarlık alanda ağaçlandırma yaptıklarını belirten Özgür, “Fidanlıklarımızda ürettiğimiz 350 milyon adet fidanının 280 milyonunu bu 40 bin hektarlık alana dikiyoruz” diye konuştu.
“1,9 milyar metreküp servetimiz bulunuyor”
Orman varlığı içerisinde 2015 yılı içerisinde 1.6 milyon metreküp, 2019 yılı içinde 1,9 milyar metreküp servetin bulunduğunu açıklayan Özgür, “Özellikle bizim sektörlerimizin kullandığı lif yongaya yönelik sıklık bakımlarına bakıldığında da 2 milyon 450 bin metreküp sıklık bakımı, 2 milyon metreküpe yakında ilk aralama bakımı olmak üzere 4 milyon 450 bin metreküpte gençlik meşcere bakımı yapıyoruz. Bunları da çıkan envantere göre sektörün ihtiyacına sunuyoruz. 2000’li yıllarda 3 milyon metreküpten şuanda 8 milyon metreküpe taşımış durumdayız. Sektörün kullandığı lif yongaya baktığımızda da 1,3 milyon metreküpten 1,9 milyon metreküplere geldiğimizi görüyoruz. Bunu da daha artırmayı düşünüyoruz. İnşallah 2023 vizyonumuzda özellikle endüstriyel plantasyonları gündeme getirerek ve ormanların daha çok bakım yapılmamış kısımlarına bakım yaparak bu üretimi 40 milyon metreküplere kadar çıkarmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.
“2023 yılına kadar 300 bin hektar alanda endüstriyel plantasyon çalışmasını programımıza aldık”
Türkiye’de 1,2 milyon hektar civarında verim bir alanların olduğunu aktaran Özgür, şunları kaydetti: “2023 yılına kadar bir çalışma yaptık. Her yıl 60 bin hektar olmak üzere toplamda 300 bin hektar endüstriyel ağaçlandırma ve endüstriyel plantasyon çalışması yapmayı programımıza aldık. Bizim 9,6 milyon hektar bozuk ormanımız var. Şuanda yasa gereği bozuk ormanlarda endüstriyel ağaçlandırma izni verebiliyoruz. Dolayısıyla sektörümüz bizden isterse alanı birlikte karar verebiliriz. Bize böyle bir talep gelirse şuan bunun önü açık, sektörlerimize bu alanları verebiliriz. Bu konuda teklifleri bekliyoruz. Bizde 300 bin hektar alanda bu çalışmayı yapacağız. 40 milyon hedefine ulaşmak için bunu da hesap ediyoruz” “5 bin personel alımı yapacağız”
5 bin tane personel alacaklarının bilgisini veren Özgür, “Bunların içerisinde 10 tane orman endüstri mühendisi bulunuyor. 1150 tane orman mühendisi var, diğerlerini de değişik kategorilerde personel alacağız. İhtiyacımız çerçevesinde mutlaka orman endüstri mühendisi almayı planlıyoruz”
Orman Genel Müdürlüğü olarak FSC belgesinin maliyetinin kurumlarına çok fazla olduğunu sözlerine ekleyen Özgür, şunları söyledi: “Dolayısıyla tüm ormanların ya da tüm hammaddenin karışlandığı yerleri alma şansımız bu şekilde yok. Ancak biz, TSE ile birlikte çalışıyoruz, TSE ile birlikte bu işin üstesinden nasıl geliriz hesabını yapıyoruz. Hatta birlikte bir sertifikasyon sistemine geçip bunu başarmayı umuyoruz. Bu yönde projelerimiz ve çalışmalarımız var”
“Ahşabın birçok özellikleri duyuldukça ahşaba doğru bir dönüş durdurulamayacak”
25. Dönem AK Parti Karabük Milletvekili ve eski Orman Genel Müdürü Osman Kahveci ise, ormanlardan tarihin her döneminde yararlanıldığını belitti.
Sürdürülebilir ormancılık hakkında bilgi veren Kahveci, “Gelişmişliğin ve zenginliğin ölçülerinden birisi odundur. Odun yerine birçok ikame maddeleri geldi ama yine de oduna talep artacak. Nüfus artışı durdurulamayacağına göre, dünyadaki gelişmeler ekonomik ve sosyal gelişmeler durdurulmadığı müddetçe oduna talep artacaktır. Oduna talep artmaya devam edecek” dedi. İnsanların ahşabı kullanmaya devam edeceğini ifade eden Kahveci, şunları kaydetti: “Ahşabın yerini alacak hiç bir ürün teşvik ve değer göremeyecek. Dün kapı, pencere doğramalarında özellikle PVC kullanılıyordu. Bugünde kullanılıyor ama dün bunu kullananlar zenginlerdi. Şimdi tersine döndü. Ahşabın birçok özellikleri konuşuldukça, duyuldukça ahşaba doğru bir dönüş durdurulamayacak. Yani hangi ikame maddesini getirirseniz getirin bir ürün odunun yerini tutmayacak”
Ayrıca panelde Prof. Dr. Hülya Kalaycıoğlu, Prof. Dr. Mustafa Usta ve Prof. Dr. Sezgin Ayan, konuları hakkında katılımcılara bilgiler verdi.